En Sık Görülen Kanser Türü: Akciğer Kanseri!

En Sık Görülen Kanser Türü: Akciğer Kanseri!

Akciğer kanseri, dünyada en sık görülen ve en fazla ölüme neden olan kanser türlerinden biri. Çoğu zaman geç fark edilmesiyle bilinse de, aslında arkasındaki nedenler büyük ölçüde biliniyor. Peki akciğer kanseri neden olur? Kimler daha fazla risk altındadır? Gelin birlikte bakalım.

Bu hastalığın en temel nedeni sigara ve diğer tütün ürünleridir. Sigara dumanının içinde bulunan çok sayıda kanserojen madde, zamanla akciğer dokusuna zarar vererek hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olur. Sadece sigara değil, puro, pipo ve nargile gibi tütün ürünleri de benzer riskleri taşır. Sigaranın miktarı ve kullanım süresi arttıkça akciğer kanseri riski de ciddi şekilde yükselir.

Ekran goruntusu 2026 02 04 123655

Sigara içmeyen bireyler de tamamen güvende değildir. Uzun süre sigara dumanına maruz kalmak, yani pasif içicilik, özellikle kapalı alanlarda önemli bir risk faktörüdür. Evde ya da iş yerinde sürekli dumana maruz kalmak, zamanla akciğer sağlığını olumsuz etkileyebilir. Çocukluk çağında pasif içiciliğe maruz kalan bireylerde ilerleyen yaşlarda risk daha da artabilmektedir.

Hava kirliliği de akciğer kanserinin nedenleri arasında yer alır. Özellikle büyük şehirlerde yoğun olarak solunan egzoz gazları, sanayi atıkları ve ince partiküller akciğer dokusunda kalıcı hasara yol açabilir. Kirli havaya uzun süre maruz kalmak, sigara içmeyen bireylerde bile kanser gelişme riskini artırmaktadır.

Daha az bilinen ancak oldukça önemli bir diğer etken radon gazıdır. Renksiz ve kokusuz olan bu gaz, toprakta doğal olarak bulunur ve evlerin özellikle bodrum katlarında birikebilir. Fark edilmeden uzun süre solunması akciğer kanseri riskini artırır. Sigara kullanan kişilerde radon gazının etkisi çok daha güçlüdür.

Bazı meslek gruplarında çalışan bireyler de akciğer kanseri açısından daha yüksek risk taşır. Asbest, kimyasal maddeler, ağır metaller ve endüstriyel tozlara uzun süre maruz kalmak akciğer hücrelerinde ciddi hasara neden olabilir. Özellikle yeterli koruyucu önlem alınmadan yapılan çalışmalar riski artırmaktadır.

Genetik faktörler de göz ardı edilmemelidir. Ailede akciğer kanseri öyküsü bulunması, kişide hastalığa yatkınlık yaratabilir. Ancak genetik faktörler tek başına belirleyici değildir; çevresel etkenlerle birleştiğinde risk daha anlamlı hale gelir.

Daha önce akciğerle ilgili ciddi hastalıklar geçirmiş olmak da akciğer kanseri gelişimine zemin hazırlayabilir. KOAH, akciğer fibrozisi ya da tüberküloz gibi hastalıklar, akciğer dokusunda kalıcı hasar bırakarak ilerleyen yıllarda kanser riskini artırabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir