Normal Doğum Mu Sezaryen Mi?

Hamileliğin başlarından itibaren doğum korkusu duyulmaya başlanır. Doğum günü yaklaştıkça normal doğum mu sezaryen doğum mu yapılması gerektiği düşünülür. Halbuki gelişmiş ülkelerde sezaryen sadece zorunlu durumlarda son çare olarak yapılır. Aslında gelişmiş ülkelerdeki doktorlara göre sezaryen bir doğum yöntemi değil anne ve bebeği kurtarma adına yapılan bir ameliyattır.

Bizim ülkemizde normal doğum korkulacak bir şey gibi gösterilmeye çalışılmış, sırf özel hastaneler de doktorların para kazanması adına sezaryen yöntemi özendiriliyor. Çok yakında sezaryen ülkemizde yasaklanacak gibi görünüyor. Nitekim çok yerinde bir karar olacaktır. Çünkü bazı hamile kadınlar şu anda seçme şansları olduğu için en doğru kararı vermek istiyor ve ikilemde kalıyor. Hatta “Keşke seçme şansımız olmasa da normal doğum yapmak zorunda kalsak.” diyorlar.

Bazı hanımlardan da şunları duyduk. Bazı doktorlar para kazanma uğruna kendilerine gelen hamileleri çeşitli bahanelerle sezaryen doğuma yönlendiriyor. “Çatın dar, bebek yola girmiyor, kordon dolanmış.” gibi söylemlerde de bulunabiliyorlar. Gebe normal doğum yapacağı konusunda ısrar ederse de yüzü asılan doktorların olduğu anlatılıyor. “Normal doğum istediğimi söyleyince doktor bir daha yüzüme bakmadı.” diyen birini tanıyorum.

Bu ve buna benzer birçok sebep yüzünden normal doğumdan kaçınılsa da çoğu ünlü kadın normal doğumu tercih ediyor. Herkese de normal doğumu överek tavsiye ediyorlar. İşte o ünlülerden bazılarının yaşadıkları:

Çağla Şikel: 

Korktum ama müthiş bir deneyimdi. Doğumla ilgili okuduğum kitaplar ve birkaç arkadaşımın tecrübeleri dışında hiçbir fikrim yoktu. Bir kadın olarak normal yollarla bebeğimi dünyaya getirebilmeyi ve bizlere bahşedilen bu mucizevi duygunun her anını hissederek bebeğimi kucağıma almayı istedim. Hamileliğimi öğrenir öğrenmez ilk andan itibaren normal doğum olmasını çok istedim ama endişelerim de vardı. doğum günü gelip çattığında korkunun yerini heyacan aldı.doğum öncesi ve sırasında, doğum koçum Ayşe Öner bir an olsun yanımdan ayrılmadı. Beni doğuma ruhsal ve bedensel olarak hazırladı. Müthiş bir deneyim yaşadım… Epidural anestezi aldım ve ağrı çekmedim. hamile arkadaşlarıma kesinlik normal doğumu öneriyorum. Yeniden doğumyaparsam, tıbbi bir engelim olmazsa yine aynı yolu tercih ederim.

Pınar Altuğ: 

Hamileliğimi öğrenir öğrenmez normal doğuma hazırdım. Tercih ettim çünkü doğru ve doğal olanı bu. Sonuçta sezaryen bir müdahale ve ameliyat. Hamilelik kursuna giderek hazırlandım. Normal doğum büyük avantaj çünkü doğurduğun an doğumla ilgili konu kapanıyor. 12 saat sancı çektim, doğumhaneye girdiğimde sancım bitti. Maalesef bu nedenle suni sancı verildi. Ardından sadece yarım saat epidural anestezi uygulandı. Yine de, 10 kere daha doğursam normali tercih ederdim. 

Demet Şener:

Yedide başlamıştı sancılarım gece on ikiyi on geçe İrem’i doğurdum. 7 saat sancı çektim, iğne de yaptılar suni sancı için, o felaket bir şeydi. Keyfim yerindeydi ama sancı birden geldiğinde yüzüm ateş gibi oluyordu ve böyle bebek gibi büzülmek istiyordum. Kocaman karından bacaklarını kendine çekemiyorsun. Düzgün nefes alarak rahatlamaya çalışıyordum. Yoga hocam da gelmişti zaten. Sonunda beni içeriye aldılar,doğum başladı. İbrahim doktor önlükleri giydi, doğuma girdi. Yarım saat içinde doğurdum. Hiç sesim çıkmamış, hiç bağırmadım gerçekten. İrem çıkar çıkmaz, benim kucağıma yatırdılar, İbrahim kocaman eldivenlerle başımda bekliyordu çünkü kordonu kesecekti. Hatta korktu, heyecanlandı sanki canını acıtırmış gibi geldi ona.

Nurgül Yeşilçay:

”’Dünyanın en güzel şeyini yaptım. İyi ki de yaptım. Çok sağlıklı bir bebek dünyaya getirdim. Nasıl oldu bilmiyorum. Gerçekten suyun ağrıları aldığını düşünüyorum. Cem”e de büyük katkılarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Aslında çok rahat bir doğum oldu. Yaklaşık 20 saat kadar bir sancım oldu. Sonunda sağlıklı bir bebek doğdu. Hep onu seyretmek istiyorum. Dünyanın en güzel tablosu ve en güzel sineması gibi devamlı ona bakmak istiyorum”” 

Gülben Ergen:

Sabaha karşı 04:30’da beni uykumdan uyandıran olağanüstü duygu, 9 aydır iç içe yaşadığımız yolculuğun son saatleriydi… 8 saat sürdü büyük mücadele, kavuşabilmenin dualı mücadelesi… Niçin sezaryan olmadın diyenlerle doluydu her yer, ben istedim hissetmeyi an be an, ayık olmayı, yaşamayı, acıysa adı…acımayı…
Yeter ki hissetmeyi istedim.. ve hissettim 13:45’de ağlamaktan şişmiş gözlerim oğlumu gördü..
Sol omzum kutsal oldu, her yer mis koktu..

Deniz Akkaya:

Normal doğum yaptım. 18 saat sancı çektim, sonra epidural oldum. Doğumun başladığı akşam iki Türk kız arkadaşımla yemekteydim. Eve geldim, havluyu yere düşürdüm ve suyum geldi. Doğuma normalde 10 gün vardı. doğum koçumu aradım, Vivien’i… “Evet, doğuruyorsun” dedi. Arkadaşlarım arabayı o panikle o kadar hızlı sürüyorlardı ki, polis durdurdu. hamile olduğumu görünce ambulans çağırdılar, apar topar götürdüler hastaneye. O ana kadar her şey heyecanlı gidiyordu, kızıma anlatacak bir hikâye diye düşünüyordum ama sancı dört dakikada bir gelmeye başlayınca işin eğlencesi kalmadı. doktor kontrol ederken, “Bebeğin kafası görünüyor” dedi. Ayşe’nin bir omzu ve kafası çıkmıştı, doktor bana “Hadi sen al çıkar geri kalanını” dedi. Vivien videoya çekti. 3 dakika sürmedi doğumum.

Irmak Ünal:

Kızım Kayla’yı normal doğumla doğurmak istedim ama herhalde saplantılı bir şekilde istedim ki olmadı. Ağrılar için hiçbir şey istemedim epidural’i reddettim. Biraz fazla cengâverce davranmışım sanıyorum, 20 saat sancı çektim. Ardından zorla epidural verdiler. Hala doğuramayınca acilen sezaryene aldılar. Doktorum ‘Sezaryen bir opsiyon değil bir zorunluluk’ dedi. Artık zaten çocuğuma kavuşmak istiyordum, teslim oldum. Bebeğimi kucağıma aldığımda biraz zorlandığı için yüzünde morarmalar vardı. Sesini duymak benim için çok müthiş bir şeydi. Onun dışında da bir duygu tanımıyorum ben bu yaşıma kadar. Her tarafını inceledim, ellerini, ayak parmaklarını, burun deliklerini… Çünkü o 9 ay, hatta ömrünüz boyunca tanışmayı beklediğiniz varlık.”

Normal doğumun avantajları:

Vajinal doğumdan sonra anne normal hayatına daha çabuk döner.
Hemen bebeğini emzirmeye başlayabilir.
Anne ve bebek arasında duygusal temas daha kısa sürede ve güçlü başlar.
Anne hastaneyi daha kısa sürede terkedebilir.
Gebelik öncesi yaşantısına daha kısa sürede dönebilir.
Doğum esnasında sıkışıp büzüşen bebeğin akciğerleri, soluk alıp vermeye daha hazırlıklı olur.

Bir önceki yazımız olan 5 Buçuk Aylık Doğdu başlıklı makalemizde 25 haftalık doğan bebek yaşar mı, 25. haftada bebeğin ultrason görüntüsü ve 26. haftada bebeğin ultrason görüntüsü hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın